ALINTILAR

İŞİTİN EY YARENLER AŞK BİR GÜNEŞE BENZER

İşitin ey yarenler, aşk bir güneşe benzer,
Aşkı olmayan gönül sanki bir taşa benzer.

Taş gönülde ne biter, dilinde ağı tüter,
Nice yumşak söylese, sözü savaşa benzer.

Aşkı var gönül yanar, yumuşar muma döner,
Taş gönüller kararmış, sarp katı kışa benzer.

O sultan kapısında, o Hazret tapısında,
Aşıkların yıldızı her dem çavuşa benzer.

Aynı hırs o olmuştur, nefsine o kalmıştır,
Kendine düşman olmuş yavuz yoldaşa benzer.

Aşktır kudret körüğü, kaynatır aşıkları,
Nice kaptan geçirir, ondan gümüşe benzer.

Aşık gönlü dölenmez maşukun bulmayınca,
Kararı yok dünyada pervazı kuşa benzer.

Münkir sözünü bilmez, sözü ileri varmaz,
Neye benzetir ise, anlanmaz düşe benzer.

Geç Yunus endişeden, gerekse bu pişeden,
Ere aşk gerek önden, ondan dervişe benzer.
Yunus Emre

Gözlerinin bilmem nasıl büyüleyici bir etkisi var…
Şuleriz ettin yine evvelce yanmış gönlümü,
Mecruhi nev eyledin güya kapanmış gönlümü,
Çeşminin bilmem nasıl teshir-i sihramisi var,
Aşka mecbur etti sevdadan usanmış gönlümü.

Yanmış gönlümü sen bir daha yaktın, alevlendirdin,
Ben gönlümün yarası kapanmış biliyordum sen onu tekrar yaraladın (adeta bir yangının külünü yeniden yakıp geçtin),
Gözlerinin bilmem nasıl büyüleyici bir etkisi var,
Aşka mecbur etti sevdadan usanmış gönlümü.
Tahir-ül Mevlevî

OYUNLARLA YAŞAYANLAR-OĞUZ ATAY

>>>Ne-var-ne yok-iyilik- sağlık oynuyorum her gün<<< s.53
>>>Ben de büyük meseleler yüzünden harcamış olmak isterdim hayatımı. Küçük dertler yüzünden yıpranıp gitmek istemezdim.<<< s.107
>>>Hayır, sizi de sevmemeliyim. Çünkü her zaman olduğu gibi hayal kırıklığı bekliyor beni.<<<s.42
>>>Ey sevgili milletim? Neden böyle yapıyorsun? Neden az gelişiyorsun? Niçin bizden geri kalıyorsun? Bizler bu kadar çok gelişirken geri kaldığın için hiç utanmıyor musun? Hiç düşünmüyor musun ki, sen neden geri kalıyorsun diye durmadan düşünmek yüzünden, biz de istediğimiz kadar ilerleyemiyoruz. Bu milletin hali ne olacak diye hayatı kendimize zehir ediyoruz.<<< s.51
>>>Hiç kimse kendi ülkesinde peygamber olamaz.<<< s.71
>>>Türkçe hocasına göre, çoğul konuşanlar alçakgönüllü olurmuş.<<< s.12
>>>Artık hayatta yeteri kadar acı var, insanlar bunu görmek için tiyatroya gitmezler artık. Hem artık romantik hisler ve acılar öldü, gerçek acılardan yana insanlar!<<< s.24
>>>Her şeyin çaresi bulunur.<<< s.33
>>>Herkes sanata karşı. Önce şiirden anlamı kaldırdılar, sonra müzikte melodiyi öldürdüler.<<< s.23
>>>“Anlamıyorum. Oyun nerede bitiyor, hayat nerede başlıyor, hiç anlamıyorum.”<<< s.90
>>>Aslında, kim bilir şimdiye kadar kaç kere öldüm?<<< s.53
>>>Evden çıkmak istemiyorum. Her gün yollarda ve vasıtalarda gergin yüzler, düşmanca bakışlar, insanı her an tedirgin eden…<<< s.35
>>>İnsan yaptığı bir espriyi açıklamamalı.<<< s.11
>>>Bu ülkede de çalışan herkes sinirli.<<< s.35
>>>”…biz çocuk kalmış bir milletiz. Çünkü her şeye çocuk gibi sevinir, çocuk gibi üzülürüz her şeye.”<<< s.48
>>>Oyun bozuldu, gerçeği oynuyorum artık.<<< s.34
>>>Bir reklam filminde oynayacağım. Biliyorsun tiyatronun altın devri kapandı, “Halkla İlişkiler” devrinin kağıt para devri açıldı. Biraz sonra yeni kişiliklere bürüneceğim: Önce bir buzdolabının karşısında hayranlıktan donakalacağım, sonra hamarat bir çamaşır makinesiyle dans edeceğim.<<< s.22

TEHLİKELİ OYUNLAR-OĞUZ ATAY

>>>Herkes, tarih okuyor albayım; bugüne değer veren kalmadı.<<< s.69
>>>”Kelimeler, albayım, bazı anlamlara gelmiyor. ” Kelimeler, albayım, hangi anlama geliyor?”<<< s.101
>>>Fakat, Allah kahretsin, insan anlatmak istiyor albayım; böyle budalaca bir özleme kapılıyor. Bir yandan da hiç konuşmak istemiyor. Tıpkı oyunlardaki gibi çelişik duyguların altında eziliyor.<<< s.259
>>> Tehlikeli oyunlar oynamak istiyor insan; bir yandan da kılına zarar gelsin istemiyor. Küçük oyunlar istemiyorum albayım.<<< s.259
>>>Nihayet insanlık da öldü. Haber aldığımıza göre, uzun zamandır amansız bir hastalıkla pençeleşen insanlık, dün hayata gözlerini yummuştur.<<< s.255
>>>Ben artık biraz çöktüm albayım.<<< s.461
>>>Beklenen geç geliyor; geldiği sırada insan başka yerlerde oluyor.<<< s.73
>>>Gidenler sevinçliydi. Geride bıraktıklarına karşı ayıp olmasın diye üzgün görünüyorlardı.<<< s.209
>>>Bir geri gidiyorum, bir ileri… gidemiyorum.<<< s.59
>>>Deliler uzun yaşar, budalalar uzun ömürlü olur, aptallar rahat eder.<<< s.36
>>>Bir yaşantıyı tam bitirmeli. Hiçbir iz kalmamalı ondan. Yeni yaşantılar için.<<< s.65
>>>Siz bilemezsiniz albayım: İnsanlık tek başına kollarımda can verdi. Yanında kimseler yoktu<<< s.257
>>>Kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. Bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun? Bütün hayatımca bu cam kırıklarını beyin zarımın üzerinde taşımak ve onları oynatmadan son derece hesaplı düşünmek zorundayım.<<< s.335
>>>Bir yolunu öğrenirler diye beklerdim herhalde. Kimse yolunu bulmadı albayım.<<< s.28

PAPAZIN KIZI– GEORGE ORWELL

>>>Bizlerin, hepimizin bir yıl önceki hali nerede? Ama yine de – sıkıntı da burada yatıyordu – o aynı kızdı. İnançlar değişir, fikirler değişir ama ruhun derinlerindeki bir parça hiç değişmez. Tanrı inancı yok olabilir ama inanca duyulan ihtiyaç sabit kalır.<<< s.321
>>>Her zaman aksi olmasının sebebi yanlış çağda doğmuş olmasından kaynaklanıyordu.<<< s.29
>>>Ne var ki geçmişte yaşamak son derece masraflıdır.<<< s.21
>>>Dini bütün ile ahlaksızın her zaman doğal olarak birbirinin çekimine kapıldığı bir gerçektir; bunu teyit etmek için çevrenize bakmanız yeterlidir.<<< s.54
>>>Dünya bir tesadüften ibaret olamaz. Yaşanan her şeyin bir sebebi olmalı- dolayısıyla da bir amacı. Eğer varsan Tanrı seni yaratmış olmalı ; seni bilinçli bir varlık olarak yarattığına göre de Tanrı bilinçli olmalı.<<< s.322
>>>Büyük, küçüğün içinden çıkmaz.<<< s.322
>>>Belki de senin yaşamın ve ölümün, Tanrı’nın vakit geçirmek için dinlediği ebedi orkestradaki tek bir nota.<<< s.322
>>>Dünyada zaten bunca kötülük varken yenisini aramanın alemi yok.<<< s.57
>>>Başarının sırrı nedir?
Başarının sırrı verimliliktir.
Verimliliği neyle sınarsınız?
Verimliliği başarıyla sınarız.<<< s.284
>>>Geçmiş yıllara saplanıp kalarak yaşamak pahalı bir alışkanlıktır.<<< s.29
>>>Edebiyattaki en başarılı genelev sahneleri istisnasız mutaassıp dindarlar ya da mutaassıp dinsizler tarafından yazılmıştır.<<< s.54
>>>İnsanın her şeyi sorgulamadan kabul etmesi rüyaya has bir özelliktir.<<< s.142